TRABZONSPOR – SAMSUNSPOR

Geçen sezondan özlenen günlerine yeniden dönen Trabzonspor ligdeki zayf rakibi Samsunspor’u 4-0 mağlup ederek puanını 33’e çıkardı ve play-off kümesine 4.sıradan giriş yaptı. Bu saatten sonra da ilk dördün bozulacağını sanmıyorum. Yani takımlar yer değiştirebilirler ancak play-off grubu artık bellidir. Galatasaray ile arada 13 puanlık bir fark var. Bu durum, sezon sonuna kadar devam ederse 6.5’dan 7 puanlık fark demek. Tabi böyle bir tabloda Trabzonspor’un Galatasaray’dan 7 puan fazla kazanması gerekiyor ki imkansız değil ancak zor.

Maçla ilgili aldığım notları ve söylemek istediklerimi maddeler halinde aktarmak istiyorum. Bu şekilde okumak daha kolay ve zevkli olur diye düşünüyorum.

Trabzonspor:  Tolga, Serkan, Celustka, Giray, Cech, Colman, Aykut, Alanzinho, Olcan, Halil, Burak onbiri ile maça çıkarken; Samsunspor: Erturğurul, Bahia, Kemal Tokak, Adem, Yenal, Fink, Murat Ceylan, Murat Yıldırım, Uğur Boral, Ekigho, Gekas şeklinde bir kadro sahaya sürdü.

Samsunspor‘un kadrosu devre arası transferleri ile birlikte adeta toplama takım oldu. Antep’den kiralanan Murat Ceylan, Fenerbahçe’den alınan Uğur Boral, Fenerbahçe’den kiralanan Ertuğrul Taşkıran, Beşiktaş’dan kiralanan Michael Fink, Frankfurt’tan alınan Gekas.. Geldikleri takımların vasat üstü oyuncularını kadrolarına dahil etmelerine rağmen Samsunspor için feci bir sezon oluyor. İkinci yarının ilk 3 maçında da yenilen 9 gol ve alınan 1 puan ile kümede kalma mücadelesi verecekler. Yarın Gaziantep kazanırsa küme grubu ligden 7 puan geriye düşüyor.

– Trabzonspor için sezonun en farklı galibiyetle biten maçı (4-0) oldu. Diğeri 4-1 ile Orduspor maçı.

– Atılan 4 gole rağmen bir o kadar kaçan net pozisyonlar var ki maçın 6-7 farkla bitmesi gerekirdi. Burak, Henrique ve Olcan’ın harcadığı 3 pozisyon.

Alanzinho maçın ilk yarısında en iyi oynayan oyunculardan biriydi. Lakin inanılmaz gereksiz fauller yaptı. Sarı kart gördüğü pozisyonun doğru olması yanı sıra sonradan yaptığı 3 faulün en az bir tanesi de sarı kartlık idi. Dua etsin ki Yunus Yıldırım kendisini atmadı. Şenol Güneş’in de bu riske girdiğini gördük ki 75. dakikaya kadar Alanzinho’yu sahada tuttu.

– Maçı önemli kılan bir başka nokta da Celustka‘nın sakat Glowacki’nin yerine stoperde oynamasıydı. Samsunspor değil gol atmak, ilk 50 dakika kaleye şut bile çekemedi. Tabi bunu Celustka’ya bağlamak doğru olmaz, Samsunspor çok kötüydü. Yine de Celustka’nın başarılı bir oyun çıkardığını söylemek gerekir. Samsunspor’un sadece 1 adet net pozisyonu vardı. (Serdar Özkan’ın altıpastan auta attığı şut)

Marek Cech şüphesiz sezonun en iyi oyunlarından birini oynadı. Gerek defansif anlamda gerekse de bindirmeleriyle tam olarak özlenen sol bek görevini icra etti. İsabetli ortaları özellikle Olcan’a attığı nokta pası beğendim.

– Maçın ilk 15 dakikası Samsunspor, Trabzonspor’u önde karşılayarak atakları başlamadan bitirmeyi düşündü. Bu süreçte Trabzonspor pek pozisyon bulamadı. Öyle ki maçın özetleri bile 18. yani gol dakikasından başlıyor. Sonra ne olduysa Samsunspor önde presten vazgeçip Trabzonspor’u daha geride karşılamaya başladı. Bu süreçte de Alanzinho’nun kaptığı golde Burak en iyi yaptığı işi, gol vuruşunu yaptı.

– Zokora’nın Afrika Kupasında olmasından ötürü Şenol Güneş’in onun yerinde tercih ettiği Aykut, Zokora’yı hiç aratmıyor. Bunu önceki hafta da söylemiştim. Hatta Zokora’dan daha verimli olduğunu bile söyleyebilirim. Bunun ispatı da 4.golde Burak’a yaptığı asisttir. Zokora kendisini daha defansif oynatırken Aykut ofansif olarak da takıma destek verme gayretinde. Aykut bu şekilde devam ederse, Zokora geri döndüğünde formasını alamayabilir.

Şenol Güneş‘in maça iki akıllı müdahalesi oldu. İlk 15 dakika maç ortadaydı. Yani pozisyon olarak kıt bir dönemdi. Olcan sol açıkta daha çok ortanın solu gibi oynuyordu bu da verimsiz olmasına sebep oluyordu. Şenol Güneş Olcan’ı Burak’a yaklaştırdı. O dakikadan sonra daha etkili ataklar geliştirmeye başladık. Diğer müdahalesi de Halil – Henrique değişikliği idi. Pek göze batmasa da Henrique son haftaların formda bir oyuncusu. O da Şenol hocayı mahcup etmedi ve golünü attı. Burak Yılmaz’a net bir asist yaptı ancak Burak değerlendiremedi. Bir de net pozisyonu dışarı attı. Yarattığı pozisyon zenginliği bile yeterlidir.

Olcan – Henrique – Burak üçlüsünden bir organize gol daha geldi. Geçtiğimiz hafta İBB’ye attıkları golün kopyasını Samsunspor’a attılar. Tek fark o maçta pası Henrique vermişti Burak atmıştı. Bu defa Burak verdi Henrique attı. Topu ilk taşıyan yine Olcan’dı.

– Ve Burak Yılmaz. Burak, kendisi için söylenen durdurulamaz kelimesini her geçen maç ispatlıyor. Ben pek katılmıyorum. Çünkü Burak durdurulabilir bir oyuncu. Kendisini yine kendisi durdurabiliyor. Bu maçta hat-trick yapmasını yine kendisi engelledi. Şaka bir yana maça her açıdan damgasını vuran bir oyuncu. 2 gol, 1 asist, 1 penaltı kaçırma.. Her pozisyonda, her an Burak oyunda. Geride kalan 20 haftada 21 gol attı. Bu sezonun gol kralı olacağı kesin. O yönde artık şüphe yok. En yakın rakibi 9 gol atmış durumda. Herkes dururken Burak atmaya devam ediyor. Önünde 14 hafta + play-off maçları var. Kesinlikle rekor kırabilecek durumda ve kırmalı da. Hatta “play-off olmasa kıramazdı” şeklinde ithamlara maruz kalmamak için geride kalan 14 haftada bu rekoru kırmalı. Sadece 19 gol kaldı.

– Her ne kadar penaltı pozisyonu Markus Merk’e göre penaltı olsa da bence değildi. Burak usta bir şekilde kendini bıraktı. Temas muhakkak vardır ancak o tip temaslarda ancak Arif düşer. Sen düşme Burak. Boşver.. Düşme…