PORTRE: ONUR RECEP KIVRAK

onurkıvrak

Hani bir şarkı var “gözüm yaşarıyor, yüreğim yanıyor” diye başlıyor ve “olmasaydı sonumuz böyle” diye devam ediyor. İşte o şarkının nakaratıdır artık Onur Recep Kıvrak…

Beni Rüştü ağabeyin veliahtı olarak görüyorlar ama ben ikinci Şenol Güneş olmak istiyorum” diye başladı Manisalı genç Onur Recep Kıvrak’ın Trabzonspor hikayesi… Bu  demeci verdiği ilk dönemi iyi hatırlıyorum, camiaya yaranma romantizmi kuruyor deniliyordu. Ama o kendi hikayesini yazmaya kararlıydı.

Bir fenerbahçe maçı var, Trabzonspor’un kazandığı ve  Onur Recep Kıvrak’ın “ben bu takımda efsane olacağım” sinyalleri verdiği maç. Onur’un maçtaki performansı Dino Zoff’un Buffon hakkındaki ilk demeci kadar güzeldi. “İlk maçında sahaya böyle karakter koyan ve  böyle duruş sergileyen bir futbolcu görmemiştim” diyor Buffon için  Dino Zoff.. Ben de Trabzonspor kariyerine bu kadar onurlu, cesur, yürekli başlayan bir futbolcu görmemiştim yaşım gereği…

*

Trabzonspor kariyeri bıraksanız film olur, sayfalarca kitaplara konu olur türden oldu “ikinci Şenol Güneş olmak isteyen” Manisalı uzun saçlı çocuğun hikayesi..

*

Oynamaya başladı Onur hem de ne oynamak… Eskiler “kalede sanki Şenol var” diyorlardı.. Ama biz Şenol Güneş’i izlemiş nesil değiliz, o neslin çocuklarıız tabii… Bilmiyoruz o yılları, ama bizim de ileride hikayesini anlatacağımız bir efsane doğuyor ve biz buna canlı tanıklık ediyoruz.

Çok sevdik, hatasız oynadığı ve dünyaları kurtardığı maçlardan sonra akıttığı gözyaşları içimize içimize işledi teker teker.. O oynadı, biz sevdik.. Hiç unutmuyorum Liverpool’la Anfield Road’da oynuyoruz, Joe Cole penaltı kullanıyor. Kalede 35 numaralı formasıyla ve uzun saçlarıyla Onur, kurtarıyor penaltıyı.. Kahvede fırlıyorum ayağı, sarılıyorum yanımda ağzı leş gibi sigara kokan birine, o ağlıyor ben ağlıyorum. Liverpool, dünya devi kocaman kulüp. Hatta rahmetli Kazım Koyuncu’nun “Trabzonspor’dan sonra tutulacak bir takım varsa bana göre Liverpool’dur” diye tanımladığı İngiltere’deki gözbebeğimiz, canımız, ciğerimiz.. Neyse, Liverpool romantizmini başka zaman yaparız. O penaltıyı kurtarırken yüreğimizin baş köşesine bağdaş kurup oturuyordu Onur Recep Kıvrak.. 35 numaralı yeşil forması ve uzun saçlarıyla..

onurrecepkıvrak

“Onur, Onur, Onurrrr… fenerbahçenin şampiyonluğunun karşısında duruyor” diye anlatıyordu o dönemin ligtv spikeri.. Onur Recep Kıvrak sadece bir meşin yuvarlığı üç direk arasına girmesini engellemiyordu, Trabzonspor tarihine adını altın harflerle yazdırıyordu. En büyük hayali şampiyonluk yaşamaktı.. Yaşadı da zaten…

 

2010-11 tüm dünyanın hemfikir olduğu ama maalesef ülkemizde halı altına süpürülen/süpürülmeye çalışılan o şike sezonu Trabzonspor şampiyonluğu için ama acemice ama o anki heyecanıyla sağ ön çapraz bağlarını feda etti Onur Recep Kıvrak.. Gözyaşlarıyla birlikte taşınıyordu sedyede, bizler de ise derin bir endişe… Şampiyon olduk o sezon, en büyük paylardan birisi onundu tabii… Sene şimdilerde 2019… Trabzonspor’a gelişinden sonra 11, Trabzonspor’un şampiyon olduğu seneden sonra 8 yıl geçmiş…

onurkıvrak2

Tarihleri söylerken insan çok rahat telaffuz ediyor, şöyle bir çırpıda sayılan 2010-11 sezonu kadrosunun son adamı da ayrıldı Trabzonspor’dan… İşte o Onur Recep Kıvrak, keşke bu şekilde olmasaydı.

Biz seni çok sevdik Onur Recep Kıvrak,
Bunu anlatacak bir kelime yok anlatımımızda..

Buffon’un Juventus’taki son maçını izlediğimde umarım bir gün Onur Recep Kıvrak için de benzer bir veda maçı olur diye hayal ediyordum. Totti’nin Roma’ya veda mektubunu bitirirken yazdığı sözleri ilk okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. Belki demiştim, Onur Recep Kıvrak da bu şekilde kariyerini bitirir.

**

Kariyerinin en iyi zamanlarında da en kötü zamanlarında da  seni destekleyen, senin için “Onur kalacak Onursuzlar gidecek” diye bağıran insanlar olduğunu hiçbir zaman unutma Onur Recep Kıvrak… Trabzonspor’un sana, senin Trabzonspor’a, Trabzonsporluların sana, senin Trabzonsporlulara karşı karşılıklı olarak yanlışları, hataları illa ki olmuştur. Ama o ama bu sebeplerden, bir şekilde yolun sonuna geldik. Yazıma başladığım gibi “gözüm yaşarıyor, yüreğim kanıyor.. olmasaydı sonumuz böyle..” diyor ve kariyerinin geri kalan kısmında sana başarılar diliyorum.

Yazının sonuna Totti’nin veda mektubunun son kısmını eklemek istiyorum;

İnsanlar soruyor, neden bütün ömrünü Roma’da geçirdin? Roma benim ailem, arkadaşlarım, sevdiğim tüm insanlar. Roma deniz, dağlar, heykeller., Ve Roma, tabii ki de, Romalılar. Roma, sarı ve kırmızı. Roma, benim için, dünyanın ta kendisi. Bu kulüp, bu şehir benim hayatım. Sonsuza kadar.

 

Her zaman ve daima; aslolan Trabzonspor’dur!

Bir Yorum Yazın