CAS TİMSAHLARI

Daha bir ay kadar önce İsviçre Timsahları başlıklı yazımızla UEFA sürecinin sonucuna erken sevinenlerin timsah dansından kareler sunmuştuk. Şimdi de CAS’tan gelen haberle timsah yürüyüşüne geçenler var.

Fenerbahçe aklanmış! Küresel komployu bozmuşlar! UEFA’nın 2 yıldır yaptığı incelemelerle elde ettiği sonucu CAS 24 saatte bozmuş… Kim bilir belki de Volkan Demirel’in yazdığı mektuptan çok etkilenmişlerdir! Türkçe bilmemelerine rağmen…

Söz konusu haberi veren kaynaklardan birini ibret-i alem için sergileyelim:

Ülkemiz medyasından bir manzara

Yazıdaki hatalar:

1- Aziz Yıldırım Fenerbahçe derneği üyesi değildir. Dernek üyeliği mahkeme kararıyla düşürülmüştür.

2- Aziz Yıldırım Fenerbahçe Futbol A.Ş. Başkanı sıfatını da kaybetmiştir. Zira başkanlık sıfatının şartlarından biri de dernek üyeliğidir.

Dahası, Aziz Yıldırım’ın bu sıfatlarını UEFA da tanımamaktadır. Omurgasız basının “Tarihî Savunma” diye sunduğu duruşmalarda Aziz Yıldırım’ın yönetici sıfatıyla konuşması kabul edilmedi. Tanık listesinde adı geçmediği için tanık olarak konuşması da kabul edilmedi. UEFA Temyiz Kurulu başkanı inisiyatifini kullanarak Aziz Yıldırım’ın konuşmasına izin verdiyse de kurulun 2 üyesi yukarıda sayılan sebeplerden ötürü söz konusu işleme muhalefet şerhi koymuştur.

Hal böyleyken söz konusu kaynağın üstüne basa basa “… AŞ Başkanı” ibaresini kullanma amacı bellidir. Kimliğini herkesin bu kadar iyi bildiği bir kişiliği gereksiz bir şekilde “…AŞ başkanı” diye tanımlaması dalgınlık, bilgisizlik değil tam tersine çok açık bir amacın, çok kuvvetli bir inkarın varlığını göstermektedir. O inkarın varacağı yer de Fenerbahçe Futbol A.Ş.’ye kayyum atanmasıdır ama ona daha var.

3- Gelelim haberde aktarılan müjdeye: “2 yıl Avrupa’dan men cezası CAS tarafından durdurulmuştur”

Burada da yanlış yorumlamaya açık ifadeleri açıklığa kavuşturalım:

1) UEFA’nın verdiği 2 yıllık men kalkmış değil. Sadece 28 Ağustos’a kadar geçerli bir yürütmeyi durdurma söz konusu. Yani Aziz Yıldırım bir ay daha kazandı. Onun kazandığı bu bir ay karşılığında Fenerbahçe’nin hem bu seneyi kaybedip hem de ertesinde 2 senelik men cezasına tâbi olma ihtimali ise epey yüksek.

2) UEFA kararını değerlendirip karara bağlayacak olan CAS heyeti oluşturulup da meseleyi Fenerbahçe lehine karara bağlamış değildir. CAS tarafından, UEFA’nın rızası hilafına emredilen bir yürütmeyi durdurma kararı da yoktur. Bursaspor’un resmi sitesinde paylaştığı yazışmalardan bu ayrıntıları anlayabiliyoruz. Olaylar şöyle gelişmiştir:

(i) Fenerbahçe UEFA’nın kararının iptali için CAS’a başvurmuş ve yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir, (ii) CAS prosedür gereği bu başvuruyu UEFA’ya bildirmiştir, (iii) UEFA, verdiği kararın geçerli olduğunu ve tahkime katılacağını belirtmiştir. Yürütmenin durdurulmasına ise şu şartla itiraz etmeyeceğini belirtmiştir: 28 Ağustosa kadar CAS’ın kesin kararının çıktığı bir takvim üzerinde tarafların mutabakata varması.

Yani UEFA, hızlandırılmış yargılama usulünün benimsenmesi ve en geç 28 Ağustos tarihinde kararın verilecek olması halinde Fenerbahçe’nin yürütmeyi durdurma talebine itiraz etmeyeceğini belirtmiştir.

Sonraki gelişmelerden de anlıyoruz ki Fenerbahçe hızlandırılmış usul teklifini kabul etmiştir ve dolayısıyla CAS’a yönelttiği yürütmenin durdurulması talebi, UEFA’dan da bir itiraz görmeden uygulanmıştır.

Peki taraflar neden bu yola gitti? UEFA kendine güvenmediği için mi? Tam tersine. Normalde bu tür bir tahkim en az 3 ay sürer. UEFA ise bu yola gitmekle meselenin 1 ayda karara bağlanmasını ve ortaya kendi adına telafisi imkansız bir zarar çıkmamasını büyük oranda garantilemiş oldu. Aziz Yıldırım da karlı çıktı. Bu gelişme sayesinde takım ön elemelere katılabilecek ve bu haberin çarpıtılması sayesinde kendisinin ve suç örgütünün arkasındaki destek bir ay daha varlığını koruyacak.

Peki sonuç değişecek mi? CAS’tan ne çıkacak? Bu konuda şunları kesin olarak söyleyebiliriz:

* 21-23 Ağustos tarihlerinde yapılacak duruşmalar hakkında omurgasız basın yine “Muhteşem Savunma”, “Avrupa’yı Titrettiler” diye manşetler atacak, dünyadan bihaber muhalefet liderleri “Vatan, millet, Sakarya” diyerek suç örgütünü savunacaklar,

* Kararın açıklanmasına birkaç gün kala UEFA’nın seçtiği hakem Efraim Barak’ın da aslında Nur Cemaatinin bir üyesi olduğunu, tüm kariyerini Türk düşmanlığı ve laik cumhuriyeti yıkmak üzerine kurmuş olduğuna dair tezler okuyacağız.

* Ve 28 Ağustos günü ne mi olacak? Söylemeyelim. O da SÜRPRİZ olsun…

Twitter timsahları (üzerine tıklayınız)
Ekşi Sözlük timsahları (üzerine tıklayınız)
Bir Yorum
  1. Trabzonspor’un haklarını gasp etmekten yorulmayan bir zihniyet, şimdi de Türk futbolunu dünyaya rezil etme çabasında.
    İşin en kötü yanı ise, bu yapılan saçmalığın taraftar bulması.
    Hem basın, hem sanal dünya, hem de destekçiler.
    28 Ağustos 2013 tarihinde yeni bir başlangıçta görüşmek üzere…

Bir Yorum Yazın